UZAY BELGESELİ

Upload Photos View Photos Funny Pics
Photo Images at ImageHousing.com

Bölüm:1 ‘’Nereden Geldik?’’
Sam Neill bize büyük patlamadan ve yıldızlardan başlıyor bize konuyu anlatmaya. Büyük patlama sonucu oluşan yıldızlar, zamanla içlerinde yaşam için gerekli şeyleri oluşturmuş. Daha sonra bu yıldızlar, süpernovaya dönüşüp patlayarak, içlerindeki maddeleri dışarıya atmışlar. Bu maddeler zamanla gezegenleri oluşturmuş ve bu gezegenlerden biri de dünyamızmış. Dünyamız mükemmelmiş ama içinde yaşam yokmuş. Ve bir gün, bir kuyruklu yıldızla beraber dünyamıza yaşamın tohumları gelmiş…

Bölüm:2 ‘’Gezegenin Yok Olma Tehdidi’’
Dünyamız saniyede 230 km yol alıyormuş. Bu bizim için gerçekten çok büyük bir riskmiş çünkü büyük gaz bulutlarına girebiliriz, süpernova infilaklarına ve karadeliklere yaklaşabilirmişiz. Dünyamız düzenli olarak galaksimizin tehlikeli yerlerinden geçiyormuş. Dinozorlar bu yüzden ölmüş.
Photo Images Free Image Hosting Photo Pics
Photo Images at ImageHousing.com

1994 yılında da çok büyük bir tehlike atlatmışız. Bize doğru gelen büyük bir göktaşı, Jüpiter tarafından çekilerek, dünyayı kurtarmış. Dünyamız bu konuda çok şanslı, çünkü Jüpiterin dünaydan daha büyük bir kütlesi olduğundan dolayı, dünayaya doğru gelen meteorların yönünü çekimiyle değiştirerek, dünyaya gelmesini önlüyormuş.

Bölüm:3 ‘’Karadelikler’’
Işık hızında hareket eden ışığın bile kaçamadığı bir çekim gücüne sahip olan; karadelikler… Bir karadeliğin boyu bir bezelye tanesini geçmese de güneşi sindirebilecek güçteymiş. Şimdi, Dünyanın çekim gücünü düşünelim, kurtulmak ne kadar zor. Bir de güneşin çekimini düşünelim. Bir bezelye tanesi kadar olan bir karadeliğin çekimi yanında, güneşin çekimi hiçbir şey sayılabilirmiş. Galaksimizde, her bin yılda bir, bir yıldız inflak ediyor, ve bir karadelik oluşturuyormuş. Oluşan hiçbir karadelik kaybolmuyormuş. Gözlemevlerinden, karadeliklerin yerinin tespit edilmesi çok zormuş çünkü, ışığı bile çektiklerinden, onlardan yansıyan ışığı alarak, onları göremiyoruz. Ne büyük bir tehlikedeyiz değil mi?! Ayrıca galaksimizin merkezinde de bir karadelik varmış, ve bu karadelik, Bir bezelye tanesi boyutunda bir karadelikten, yaklaşık 200 000 000 kat daha ağırmış.

Bölüm:4 ‘’Yalnız mıyız?’’
Yaşam dolu tek gezegen bizimki mi? Bizimkiyle neredeyse aynı olan milyonlarca galaksi varmış. Tüm gezegenimizdeki neredeyse her bir kum tanesi için uzayda 1 000 000 gezegen olduğunu düşünürsek, burada olan yaşam gibi bir yaşam neden oralarda da olmasın.

Dünya dışı zeki varlıkları arama projesi olan SETI projesiyle, bir grup bilim adamı, onlarla iletişim kurmaya çalışıyor. SETI projesinden ilk 10 yıl sonuç alınamamış. Daha sonra başka bir gezegenden gelen, çok güçlü bir radyo dalgası yakalamayı başarmışlar. Bunun üzerine bilim adamları, daha güçlü aletlerle çalışmaya başladmışlar ancak, bir daha radyo dalgası algılanamamış.
Free Pics Free Image Hosting View Photos
Photo Images at ImageHousing.com

Okyanusun 3 km altındaki basınç, insanı püre haline getirecek kıvamdaymış. Buna rağmen bir çok canlı orada yaşamı sürdürebiliyormuş. Canlılar çok zor koşullara bile zamanla ayak uydurabiliyormuş. Aynı şekilde, başka gezegenlerde de, gezegenin -yaşam alanlarının- zor şartlarına ayak uydurabilmiş canlıların olma ihtimali hiç de düşük değilmiş.

Bölüm 5: ’’Yeni Dünyalar’’
5 milyar yıldır, güneş Dünyaya ışık veriyor, ancak gittikçe içindeki kimyasalları yakarak, daha da ısınıyormuş. Daha da ısınacakmış gelecekte… En sonunda dünyayı kavuracakmış. Bu yüzden yeni dünyalar aramalıymışız. Tek umudumuz Mars’mış. Alge denilen canlılar, dünyanın en dayanıklı canlılarıymış. Bu canlıları, Mars’a gönderebilir ve bizim için oksijen üretmelerini sağlayabilirmişiz.

Mars’ı ısıtmak için, onu kirletmemiz gerekiyormuş. Bir nevi küresel ısınma yaratmamız lazımmış. Orası yeteri kadar ısınınca, oraya ağaçları da götürerek, işin en önemli kısmını halletmiş olacakmışız. Çünkü orada yeterli oksijen olduğunda, oraya hayvan ve insanların gitmemesi için bir neden kalmıyormuş.
Photo Pictures Photo Pics Photo Sharing
Photo Images at ImageHousing.com

Bölüm:6 ‘’Cesaretle Keşfet’’
Bu bölümde; voyager ve uzay yelkenlilerinden bahsediliyor.
ABD Ulusal Havacılık ve UZay Dairesi (NASA) 1977’de Güneş Sistemi’ni araştırmak için Voyager I ve Voyager II adlı birbirinin aynı iki uzay aracını uzaya fırlatmıştı. Güneş Sistemi’nin sınırlarına ulaşan bu iki uzay aracı da hâlâ çalışır durumda.

Bu iki uzay aracına da, bir gün uzaydaki diğer akıllı yaşam formlarına, dünyamız ve insanlık hakkında bilgiler içeren birer plak yerleştirmişti. Bu altın kaplama gümüş plaklar 30 cm çapında. Plaklarda Dünya’daki yaşamın çeşitliliği, insan uygarlığı hakkında çeşitli sesve görüntüler yer alıyor.

Bu plakların içeriğine de (görüntü, ses ve müzikler) aşağıdaki siteden ulaşabilirsiniz.

http://www.goldenrecord.org

Ayrıca bakınız:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Voyager_1
http://tr.wikipedia.org/wiki/Voyager_2
http://en.wikipedia.org/wiki/Voyager_1
http://en.wikipedia.org/wiki/Voyager_2
http://en.wikipedia.org/wiki/Voyager_Golden_Record
Kesinlile herkese tavsiye ederim.Kaynak:Ü.Yıldırım(bilim.org)