Uyanın! Sadece Japonya Değil Dünya Tehdit Altında!

 

 

Neden her geçen gün Japonya’daki nükleer kriz daha kötüye gidiyor gibi görünüyor? TEPCO(Tokyo Elektrik Şirketi), zarar gören nükleer tesisteki 1, 2 ve 3 numaralı reaktörlerden şimdilerde aşırı miktarda radyoaktif suyun sızıntı yaptığını açıkladı.

3 işçi, normal radyasyon miktarının 10.000 katı radyasyon ihtiva eden 3 numaralı reaktördeki suya bastı. İşçilerden ikisi, ciddi radyasyon yanıkları yaşadı ve her üçü de hastaneye kaldırıldı.

Yetkililer, reaktör 3’teki muhafaza kazanının da büyük ihtimalle yarıldığını açıkladılar. Bu, gerçekten çok endişe verici, çünkü reaktör 3, plütonyum-uranyum karışımı oksit yakıtını (MOX yakıtı) kullanan tek reaktör. Bu durumda çevreye plütonyum mu salınıyor? Bu kesinlikle feci olur. Fakat bildiklerimiz, olanların zaten bir felaket olduğunu gösteriyor.

Geçenlerde “New Scientist”de yayınlanan bir makaleye göre, radyoaktif iyot-131, Çernobil felaketinde açığa çıkan iyot seviyesinin %73’ü kadar açığa çıktı. Fakat iyot-131’in yarılanma süresi sadece 8 gün. Yine aynı makaleye göre, sezyum-137, Çernobil felaketinde açığa çıkan sezyum miktarının %60’ı kadar açığa çıktı. Sezyum-137’nin yarılanma süresi ise yaklaşık 30 yıl. Bu, sezyumun bizimle birlikte çok uzun yıllar kalacağı anlamına geliyor.

Bunun yanı sıra, Çernobil felaketinde yangının 10 gün boyunca sürdüğünü hatırlamakta fayda var. Zarar gören Fukushima reaktörlerinden ise hala daha radyoaktif madde salınıyor ve muhtemelen bir süre daha devam edecek. Ayrıca Fukushima tesisi, çok büyük miktarda, yaklaşık 1760 ton nükleer madde ihtiva ediyor. Çernobil ise, sadece 180 ton nükleer madde ihtiva ediyordu. Yani Fukushima felaketinin, Çernobil’den daha kötü olmadığını iddia edenler tamamen yanılıyor.

Son günlerde, Fukushima’dan gelen radyasyon hakkında birçok haber yorumu, radyoaktif iyot üzerine odaklanıyor, fakat gerçek olan ise sezyumun uzun vadede daha büyük bir tehlike olabileceği.
“New Scientist”de yayınlanan yeni bir makale, sezyum ve iyotun insan vücuduna girdiğinde neler olabileceğini şöyle anlatıyor:

“İnsan vücudu, iyot ve sezyumu kolayca absorbe eder.

Dünya Sağlık Örgütü‘nün Avrupa Ofisi’nde Radyasyondan Korunma eski başkanı ve Çernobil’in sağlığa etkileri üzerinde çalışmış olan Keith Baverstock, şunları söylüyor:

“Solunan veya yutulan bütün iyot ve sezyum, kana geçer.”

İyot, tiroit tarafından hızlıca absorbe edilir(emilir) ve sadece 8 günlük yarılanma süresinde radyoaktif bozunmaya uğradığında vücuttan ayrılır. Sezyum ise kaslarda absorbe edilir ve sezyumun yarılanma süresinin 30 yıl olması, vücuttan atılmadıkça vücutta kalacağı anlamına geliyor. Tüketilen sezyumun yarısının vücuttan atılması ise, 10-100 gün arasında bir sürede gerçekleşiyor.

PEKİ NE KADAR SEZYUMDAN BAHSEDİYORUZ?

Kimse tam olarak bilemiyor, ancak Keith Harmon Snow, Fukushima nükleer tesisinde her tüketilen yakıt havuzunun, 2. Dünya Savaşı’nın sonunda Amerika’nın Hiroşima’ya attığı atom bombasının yaydığı sezyum miktarının 24.000 katını ihtiva ettiğini tahmin ediyor. Biraz durup üzerinde düşünürseniz, bu çok korkunç bir değer.

Hâlihazırda Japonya’nın kuzeyi boyunca, sezyum bulaşmasının yaşandığına dair epeyce delil mevcuttur. Örneğin; geçtiğimiz günlerde Fukushima tesisinin 25 mil uzağında, Kukitachin olarak bilinen yeşil yapraklı bir sebzenin, yasal radyoaktif iyot limitinin 11 katı ve yasal sezyum limitinin ise 82 katı radyoaktif madde içerdiği tespit edildi. Japon Başbakanı, Fukushima‘daki durum için; “çok vahim ve ciddi” derken, belki de bir şeyleri hafife alıyordu.

Maalesef eğer reaktör 3, ciddi miktarlarda plütonyum püskürtürse çok daha tehlikeli bir durum ortaya çıkacak. Yakınlarda “CNN”de yayınlanan bir makalede reaktör 3’ün neden endişe verici olduğu şöyle ifade ediliyor:

Uzmanların dediğine göre bu reaktör, istisnai bir konuma sahip. Çünkü tesisteki diğer reaktörlerde kullanılan saf uranyum yakıtından çok daha tehlikeli olarak bilinen, uranyum ve plütonyum karışımını(MOX) kullanan tek reaktör burası.

NEDEN MOX YAKITI HAKKINDA ENDİŞELENMELİYİZ?

“Natural News” sitesinde yayınlanan makale potansiyel tehlikeyi şöyle tanımlıyor:

Fukushima Daiichi nükleer felaketi ilgili birçok medya yayınındaki en büyük eksiklik, tesisin 3 numaralı reaktöründeki yakıt çubuklarının %60’ının yüksek tehlike taşıyan “karışık oksit”(MOX) yakıtı olması. Neden MOX büyük bir sorun? Nükleer Bilgi Kaynakları Merkezi‘ne(NIRS) göre, bu plütonyum-uranyum karışımı yakıt, tipik zenginleştirilmiş uranyumdan çok daha fazla tehlikeli. 1 mg MOX, normal zenginleştirilmiş uranyumun 2.000.000 mg’ı kadar öldürücü.

Plütonyum-239’un yarılanma süresinin yaklaşık 24.000 yıl olması gerçeğinden hareketle, belki de bu krizi hepimiz biraz daha ciddiye almalıyız. Fukushima krizi hızla, tarihin en büyük nükleer felaketi haline geliyor. Ümit ediyoruz ki, Japon yetkililer, buradaki tek çözümün Çernobil çözümü olduğunu çabucak fark ederler.

Fukushima nükleer tesisinin, çevreye radyoaktif madde salmasına ne kadar uzun süre izin verilirse, hepimiz için o kadar kötü olacaktır. Tıpkı Çernobil’de olduğu gibi, bu kâbusun ciddi küresel sağlık sonuçları olacaktır.

Muhtemelen Fukushima’nın sebep olacağı sağlık sorunlarının büyüklüğü tam anlamıyla bilinemeyecek. Fakat bildiğimiz şey, Fukushima tarafından boşaltılan bütün radyoaktif maddelerin, çok uzun süreler bizimle birlikte kalacağıdır.

Güncelleme: 06/04/2011
Kaynak: “
Radioactive Cesium With A Half-Life Of Approximately 30 Years Is Being Released At About 60 Percent Of Chernobyl Levels, endoftheamericandream.com, Çev. Hatice Öztürk, yaklaşansaat.com, 26/03/2011.



 

 
ys@yaklasansaat.com
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s